Ağız sağlığınızı göz ardı etmeyin; zira ağız kaynaklı bakteriler kalbe ulaşarak infektif endokardit gibi ciddi hastalıklara yol açabilir. Uzmanlar, kalp kapak hastalarının en az 3-4 ayda bir diş hekimi muayenesine gitmelerinin önemini vurguluyor. Diş sağlığının kalp sağlığıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirten Kardiyovasküler Cerrah Hakan Kaplan Arslantürk, düzenli ağız bakımı yapmanın hayat kurtarıcı olabileceğini ifade etti.
Arslantürk, yaptığı açıklamada, tıpta ağız sağlığı ile kalp damar sisteminin ayrı olarak değerlendirildiğini ancak bu iki sistem arasında önemli bir bağ bulunduğunu dile getirdi. Kronik diş eti iltihabının neden olduğu bakterilerin kan dolaşımına geçerek vücutta inflamasyon artırdığını ve bu durumun ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirtti. Ağız kaynaklı bakterilerin en acil tehlikelerden birinin infektif endokardit olduğunu anlatan Arslantürk, bu durumun bakterilerin kalp kapakçıkları veya iç yüzeyine yerleşmesiyle oluştuğunu belirtti. Araştırmalar, bazı bakteri türlerinin kana karıştığında kalp kapakçığına yerleşme riskinin yüzde 40 ile 50 olduğunu göstermektedir. Özellikle daha önce kalp kapak hastalığı geçirmiş, protez kapak taşıyan veya doğumsal kalp defekti olan bireylerde bu risk daha yüksektir. Hızlı müdahale edilmediğinde ise bu durum, kapak yetmezliği ve ölümle sonuçlanabilecek bir sürece dönüşebilir.
Arslantürk, kardiyovasküler cerrah olarak zaman zaman bu hastaları acil ameliyat masasında gördüklerini ve genellikle çok geç kalındığını ifade etti. “Ağız sağlığının kalp sağlığının aynası olduğunun unutulmaması gerekir. Dişlerimizi koruduğumuzda aslında kalbimizi de korumuş oluyoruz,” diyen Arslantürk, kalp kapak hastalarının ve genel olarak kalp damar riski taşıyan kişilerin 3-4 ayda bir diş hekimi kontrolüne gitmesini önerdi. Kliniklerinde ameliyat öncesi hastaların ağız ve diş sağlığını kontrol ettiklerini ve gerekli müdahale varsa bunun değerlendirilerek yapılacağını kaydetti.
Arslantürk, infektif endokarditin dünya genelinde yılda yaklaşık 250 bin vakaya ulaşan ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade etti. Hastane içindeki ölüm oranının yüzde 17 ile 18 arasında, bir yıllık ölüm oranının ise yüzde 20 ila 25 civarında olduğunu belirtti. Ayrıca, ağız kaynaklı viridans grubu streptokokların bu duruma neden olan faktörlerden biri olduğuna dikkat çekti. Diş eti iltihabı ve çürükler gibi tedavi edilmemiş diş sorunlarının günlük aktiviteler sırasında tekrarlayan bakteriyemiye yol açabileceğini vurguladı. Arslantürk, Amerikan Kalp Derneği’nin rehberlerinde düzenli ağız bakımı ve diş hekimi takibinin kalp kapak hastalarında hastalık yükünü azaltmada antibiyotik tedbirlerinden daha etkili olduğunu belirtmiştir.